diger blogum

KARANLIGIN ÖTEKi YÜZÜ

( her dilde özlemek oldu seni sevmenin öteki adi birakip gitmemeliydin , dinle simdi : seni özledim / I miss you / Naalata kita / ja sam te se pozêlila / je te regrette / min berîya tê kiriyê / ben seni gercekten özledim her dilde )


____HOS SOHBETLER MELEKLER :)____

-GEL DERSEM GEL , GiT DERSEM HiC GiTME-

MELEGIMMAVI´ye HOSGELDINIZ

EN MASUM SEYTANLARIN CiRiT ATTIGI BLOG - Blogcu


.........

Tarih: 7/3/2008, 21:44

semahindayim seni unutmanin
dönüyorum,
göçmeniyim adresinin
dönüyorum kaçinci ölümü bu ömrümün
dönüyorum
rehinim
dönüyorum
seninim
dönüyorum
Bu sabah baslamak için seni unutmaya
yeniden ölüyorum.......
semahindayim seni unutmanin
dönüyorum,
göçmeniyim adresinin
dönüyorum kaçinci ölümü bu ömrümün
dönüyorum
rehinim
dönüyorum
seninim
dönüyorum
Bu sabah baslamak için seni unutmaya
yeniden ölüyorum.......(alinti)

bilesin

Tarih: 4/3/2008, 05:14

Bilesin...
Saçlarında rüzgarları bulduysam
Gözlerinde yağmura dokunduysam
Yakınım sen uzağım sen olduysan
Sana olan sevdamdır bilesin...



Hiçbir kalemin cesareti yoktur bu yürekteki yıkılışı yazmaya...
Geceler korkak, geceler korkulu, geceler korkunç...
Sabahına uyandığım her gün yapayalnız...
Sensiz... Sessiz...

Görmezsin...

Zaten görmek için yetmiyor gözler... Gidiyorum, ellerini aç, umutların sende kalsın diyerek; arkanı dönüp adımlar atmaya başlamak bir acı hikayenin ön sözü sayılıyor... Her yağmur, gözyaşlarıymış bu uçsuz bucaksız, vefasız, kalpsiz şehrin ve damlalarını düşürdüğü her kaldırım, yollarınmış adım adım geçtiğin...

Saçlarında rüzgarları bulduysam
Gözlerinde yağmura dokunduysam
Yakınım sen uzağım sen olduysan
Sana olan sevdamdır bilesin...


Bilinmezliklerin en orta yeri kaldı senden geriye...
Ve hiçbir mektubu tek zarfta, tek kutuda toplayasım da yok artık...
Ya adın kalır üzerinde, ya da çıkmaz sokaklarla dolu adresin...

Anlamazsın....

Aşk bir yaşam biçimidir kandırmacasına boğulmuş gidiyordum işte... Kolaydı... Yaşamın, yaşamanın ve yaşatmanın en güzel anlamıydın çünkü... Sen vardın, seninleydim, kandım gitti işte!

Aşk mı? Boşversene...
Aşk olunca yanakların kızarışların en koyusunu yaşar, en koşarcasına adımlarını atarmış ayakların... Gözlerin daima uzağı görür, sessizliğin sesini daha iyi duyar, şubat ortasında mevsimlerin en sıcağını yaşarmışsın...

Ellerin hiç kurumaz, dudakların hiç solmazmış
Biri tutulur, diğeri öpülürmüş çünkü...
Boşverdim, inanmadım...

Saçlarında rüzgarları bulduysam
Gözlerinde yağmura dokunduysam
Yakınım sen uzağım sen olduysan
Sana olan sevdamdır bilesin...


Her rüzgarda biraz daha koyuyorum zindanlara yüreğimi... Umutlarım demir parmaklıklara emanet... Çayı her yudumlayışımda, yaktığım her sigarada, dinlediğim her şarkıda bu dert beni iflah etmez öldürür tadını yaşatıyorum işte o yüreğe!

Her yanışımdan sonra, ayrılık da dahil aşka palavrası atılıyor sokaklara... Aşka, yüreğe, umuda, bir bir tükenen her ümide ortak olduğu taraf, neresidir ayrılığın? Hangi yaşanmışlığa, hangi kaybedişe ve hangi hüzne denktir bu ızdırap?! Hangisine cevaptır her içimdeki bu ruhsuz örtü?!

Bilmezsin...

Öpüyorsam ayrılığı gözünden
Söküyorsam yüreğimi göğsümden
Geçiyorsam gözlerinin içinden
Sana olan sevdamdandır bilesin



Belki de kader, kırmızı kağıtlara kanla yazı yazmak olsa gerek...


alıntı

DÜSMEDiM DAHA

Tarih: 22/1/2008, 01:13


Üvey zemheri gözler üvey
Yer gök dört duvarsa agir agir
Düsmedim daha
Agir dar sokak vurgunlari
Kaldirin düsenleri agir agir
Düsmedim daha
Ayaz vur vuracaksan
Hiç utanmadan
Ey talih sen de
Dön döneceksen
Gecen günün beni neden tanimadi
Elin kolun beni nasil saramadi
O bendeki cani henüz yoramadi
Üvey zemheri gözler üvey
Yer gök dört duvarsa agir agir
Düsmedim daha
Agir dar sokak vurgunlari
Kaldirin düsenleri agir agir
Düsmedim daha
Çabuk sön yetim yildiz
Dal derinlere
Kiyamet sen de
Kop kopacaksan umay umay

begendigim melodi ve satirlarin kadini umay umay`dan

Tarih: 22/1/2008, 00:32

Orospu kirmizi isimli kitabtan;

Birisi, dünden daha çok mektup yazdığımı söyleyebilir mi... Beni dünden daha az sevdiğini. Yüzünü, geçen yaz denizden çaldığım taşla Tem yoluna çizdim. Omuzlarıma sürdüğüm gül kremini kokladım, tanrıya dua ettim. �SEN YOKTUN, NİÇİN GELEYİM...� diyen bir aşk mektubunu anımsadım. � En son kötülüğün kaldı bende, en son ben sevebilirdim seni� diye biten. Arabamı sağa çekip dikiz aynasında makyaj yaptım. Sana ihanetlerin en büyüğünü hazırladım, en kanlısını; bir gün beklediğin gibi benden.




 

Bütün güzel cocuklar süpeli isimli kitaptan;

 

 

Bu gece yalnızlık yok. Seni bekleyen yağmur saksıları dolduruyor. Krem kutularına boşaltıyorum yazdıklarımı. Rüyalarımda, donmuş nehirlerin üstünden kahkahalar atarak kayıyorum. Yalan konuşuyorum. Kum saatlerini yakıyorum. Biri penceresini açsa kurtulacaksın sanıyorum. Ama olmuyor. Bütün pencerelerimi açıyorum. Ama olmuyor işte. Meğer sen bütün davetleri reddetmişsin. Meğer sen tüm çırpınışlarıma sırtını dönmüşsün. Anladım, çok sevmişsin sokağa küfür gibi çaldığım kırmızıyı...



Rüya duvarlari isimli kitaptan




Bağlıyız birbirimize
Ama önce sen gidiyorsun
Sonra hepimiz,, sonra hepimiz
Önce sen burkuyorsun sayfayı, sonra başkaları karalıyor cümleleri.
Tam sen ağlayacaksın sanıyorum,
Bir taş yuvarlanıyor sol kolumdan yere,
Başkaları ağlıyor.
Korkma anne, aşk seni de öldürmedi, hatırla.
Bıraktım oyun sonsuza dek sürsün.
Tek tek sökeceğim dolaştığın yerlerdeki acılı yıldızları.
İşim beş dakika sürer.
Nasılsa bilmiyorum son paragrafı.



Sokaklar uyudu artik öpüsebiliriz isimli kitaptan;

 

 

 

Sessizliğin oyunu sessizlikte oynanır. Bir hastane odasında; ziyaret saatinin bittiğini anons eden doğulu kızın aksanlı ricasından sonra. Yan odada büyük bir hikaye yere düşrülürken... hemşire serum şişesindeki damlayı durdurmak için hortumu sıkıştırırken...; Sessizlik hazırda bekleyen bir oyuncu gibi çoktan neşesini kaybetmiş durur.





melegimmavi

Tarih: 22/10/2007, 04:43
Kategori: resimlerin dili

RÜYA

Tarih: 7/10/2007, 07:00
Kategori: siirlerim

sevecegim seni

Tarih: 7/10/2007, 06:18
Kategori: resimlerin dili